16-05-2020 20:57:14

"BİLİM KURULU ÜYESİ TEVFİK ÖZLÜ ÇOK HAYATİ UYARILAR YAPTI"

Maske takmakla, takıyor gibi yapmak aynı şey değildir. Maske burnu, ağzı ve çeneyi kapamalı ve yüze oturmalıdır. Burnu dışarıda bırakmak veya maskeyi çene altına indirmek, maskenin kirli yüzünden ağız ve buruna virüsün bulaşmasına neden olur. Çok tehlikeli, sakın yapmayın!

Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik ÖZLÜ'den havaların ısınması ve Maske Takmak/Korona mücadelesiyle ilgili çok hayati uyarılar geldi.

12 kentte maskesiz sokağa çıkmanın yasaklandığı bu günlerde, Prof. ÖZLÜ çok net ifadeler kullandı.

 Prof. Dr. Tevfik ÖZLÜ; "Maske kullanmak kişinin tercihine bırakılamaz. Çünkü maske sadece kendimiz için değil, diğer insanları korumak için de gereklidir" dedi.

Haftasonu çöl sıcakları geliyor. Sıcaklığın artması, nemin azalması ve güneş ışığındaki ultraviyole virüsün bulaşmasını zorlaştıracaktır. Yine D vitamini sentezimiz artacak, bu da bağışıklık sistemimizi daha da güçlü kılacaktır.

Ancak sıcak hava da sağlığımız için bazı riskler taşımakta. Özellikle bebekler, yaşlılar, kronik böbrek, kalp ve akciğer hastalığı ya da yüksek tansiyonu olanlar, sıcak havalardan çok daha fazla etkilenebilmekte.Sıcak ve güneş çarpmaları yaşanabilir.

Özellikle, güneş ışınlarının dik geldiği 11.00-16.00 saatleri arasında, güneş altında ve yeterli hava akımı olmayan kapalı alanlarda kalınmamalı; ev ve işyeri gibi kapalı alanlar havalandırılmalı; aşırı efor gerektiren işlerden uzak kalınmalı.

Bol su, tuzlu ayran, maden sodası tüketilmeli; alkol ve sigaradan uzak durulmalı; ağır, yağlı yemeklerden ve tıka basa yemekten kaçınılmalı. Oruç tutanlar terlememek ve sıvı kaybetmemek için çok dikkat etmeli; iftarla sahur arasında bol sıvı almalı.

Sentetik ve dar giyecekler yerine; pamuklu, ipek veya ketenden bol ve rahat kıyafetler tercih edilmeli; şapka ve güneş gözlüğü takılmalı.

Sıcak çarpmasında halsizlik, bitkinlik, baygınlık, aşırı terleme, bulantı ve baş ağrısı, bilinç bulanıklığı, ateş gibi belirtiler ortaya çıkar.

Bu durumda kişi hemen soğuk klimalı bir ortama veya vantilatör karşısına taşınmalı; üstü ıslak çarşafla örtülüp, klima maksimum soğukluk ve hızda çalıştırılmalı. Hastaya buzlu su banyosu yapılabilir. Hasta için 112 aranıp acilen hastaneye kaldırılmalı.

Maske takmakla, takıyor gibi yapmak aynı şey değildir. Maske burnu, ağzı ve çeneyi kapamalı ve yüze oturmalıdır. Burnu dışarıda bırakmak veya maskeyi çene altına indirmek, maskenin kirli yüzünden ağız ve buruna virüsün bulaşmasına neden olur. Çok tehlikeli, sakın yapmayın!

Önünüzde yürüyen kişi sigara içiyorsa verdiği nefesteki sigara dumanını görebildiğiniz veya kokusunu duyabildiğiniz mesafe virüsün bulaşabileceği mesafedir. Sokakta yürürken, kuyrukta beklerken bu mesafeyi mutlaka koruyun. Maske takıyor olmanız size yalancı güven vermesin.

Pazar yerlerine, AVM’lere girişte ateş kontrolü yanında, maskenin usulüne uygun şekilde takılıp takılmadığı da kontrol edilmeli ve maskesini usulüne uygun şekilde takmayan, burnunu dışarıda bırakan, maskesini çene altına indirenler içeriye alınmamalı.

Maske kullanmak kişinin tercihine bırakılamaz. Çünkü maske sadece kendimiz için değil, diğer insanları korumak için de gereklidir. Kendimizi önemsemesek bile, diğer insanlara saygımız gereği hepimiz maskemizi usulüne uygun şekilde takmalıyız.

Taziye, iftar, gün, nişan, söz, sünnet, mevlüt, düğün, kutlama, parti, bayramlaşma, toplantı gibi kalabalık organizasyonları eskisi gibi yapamayız. Bunlar için sosyal mesafeyi koruyan, temasa izin vermeyen yeni formatlar geliştirmeliyiz. Virüsle yaşamayı öğrenmek zorundayız.

Birbirimize değer verdiğimizi, ilgimizi, saygımızı, sevgimizi, sevincimizi, heyecanımızı, coşkumuzu dokunmadan ve fiziksel mesafeyi koruyarak ifade edebilmenin, paylaşabilmenin yollarını geliştirmeliyiz. Virüsle beraber yaşamayı öğrenmek zorundayız.

Sokakta, pazarda, markette, kuyrukta telaş ve acele etmemek; sabırlı ve başkalarına saygılı olmak; kurallara uyup belirli bir disiplin içinde hareket etmek; sosyal mesafeyi mutlaka korumak ve maskeyi usulüne uygun şekilde takmak gerekiyor. Virüsle beraber yaşamayı öğrenmeliyiz.

Kalabalık, kapalı, havasız alanlardan mümkün olduğunca uzak duralım. Evden zorunlu değilse çıkmayalım. Bunaldığımızda AVM’lere, kalabalık caddelere, pazar yerlerine gitmek yerine; açık havada, diğer kişilerden uzak, doğayla hemhal olalım. Virüsle beraber yaşamayı öğrenmeliyiz.

  YORUMLAR

0 Yorum YORUM YAP
Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
YUKARI