bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan alanya escort antalya escort eskişehir escort mersin escort alanya escort
Mesut ERDEMİR
  Güncelleme: 07-07-2020 23:00:00   07-07-2020 21:30:00

DÜNYAYI DEĞİŞTİREN DÜŞÜNÜRLER

DÜNYAYI DEĞİŞTİREN DÜŞÜNÜRLER 

Kafka Yayınevi yazarlarından Sadık Usta tarafından 5.cilt halinde hazırlanan  “Dünyayı Değiştiren Düşünürler” adlı kitaplar, dünyayı değiştirmek için yaşamlarını ortaya koyan düşünürlerin, düşünme sistematiklerinin gerisinde yatan toplumsal ve siyasi atmosferi objektif bir biçimde anlamak bakımından önemlidir. Sadık Usta kitapta, Rönesans’tan Aydınlanma’ya kadarki 100 yıllık süreçte felsefe tarihine damga vurmuş filozofların eserlerinden okuma bölümleri aktarırken, aynı zamanda özgün sunuşlarıyla filozoflara, düşüncelerine ve içinde yaşadıkları çağa ilişkin bilgiler de vermektedir.

Bilinen bir şeydir, düşünce tarihinin sayfaları arasında dolaşmaya başladığınızda sıradan insanlara basit bir doğa olayıymış gibi görünen şeylerin aslında o kadar da basit olmadığını anlarız… Ya da “ Ben kimim? İnsan nedir? Üzerinde yaşadığım bu dünya nedir?” minvalinde sorulan sorular birçok insan tarafından anlamsız bulunur. “Dünyayı Değiştiren Düşünürler” adlı bu eser, sorularla ortaya çıkan insanın düşünme serüveninin bizler adına bir fotoğrafını çekmektedir.

Kitabın birinci cildinde, hem ilkel insanın hem de insanlık tarihinin en eski yazılı ve sözlü metinlerinden kabul edilen “ Hint Vedaları”ndan başlayarak, eski şark köleci toplumların düşünsel dünyasına ve oradan feodal ve erken burjuva döneminin hümanist düşünürlerine ve oradan da  materyalizm-idealizm kamplaşmasına bir düşünsel yolculuk yapıyorsunuz. Bu cildin alt başlıklarına baktığınızda ise ; İndus Vadisi’nde uygarlık ve felsefe ilişkisinden, MÖ 6.yüzyılda Grekli Doğa Filozofları ile aynı dönemde  yaşadığı sanılan  Lao Tse ’un Tao’suna, Antik Yunan-Roma felsefesinin başlangıç noktası olarak kabul edilen ve Türkiye’nin Batı Anadolu’sunda kaynağını bulan Doğa Filozofları’ndanRoma’lı filozof Seneca’ya, Doğu Rönesansı’danBrunoya kadar uzanan konu başlıklarıyla karşılaşıyorsunuz.

Yeni Bir Çağın Doğuşu

İkinci cilt, NikolausKopernik’le başlar. Kitapta Kopernik’in  “ İtalya’da, Hollanda’da ve Kuzey Avrupa’nın deniz ve ticaret kentlerinde gelişmekte olan burjuvazinin bilimsel keşiflere ve yeni bir bakış açısına ihtiyacı vardı.” saptaması yapılır. Köpernik’in başarısının gerisinde keskin bir materyalist ve esnek bir ampirist anlayışın olduğunu vurgulanırken, Ptolemaios’un katı bir ampirizme kapılmasının ideolojik zemine dayandığı aktarılmaktadır. Kopernik’in esas başarısının ise, kilisenin yüzyıllardır savunageldiği, yeryüzünün Tanrı’nın bir lütfu olduğu söylencesini yıkması olduğu belirtilir.

Kitapta, insan düşüncesindeki bu devrimci atılım, Jean Bodin’in “Devlet Üzerine” düşünceleriyle devam ettirilir. Yazar, Bodin’den sonra Bacon’a geçer ve düşünürün “NovumOrganum” adlı eserinde geçen “ Umarım bilim, faydacılar ve inancı tutanlarca iki kat daha fazla geliştirilir…” cümlesini aktarır. Bacon’a göre felsefi çaba zihinsel bir etkinlik iken, bilim doğanın çıplak bir biçimde kavranması olarak karşımıza çıkmaktadır. Kitabın ilerleyen sayfalarında ise Francis Bacon’un “ Doğanın Kavranması ve İnsanoğlunun Doğa Üzerindeki Egemenliğine Dair Özdeyişler” başlığı altında sözlerini görüyoruz.

Galileo ile ilgili metin,  Galileo’nun “İnsanın kavrayış ve keşif yeteneklerine kim sınır koyabilir?“ sorusuyla başlar. Kitapta Galileo ile en ilgi çekici kısım “ İki Temel Dünya Sistemi, Ptolemaios ve Köpernik Sistemi Hakkında Diyaloglar” dır. Bu eseri incelediğimizde Galileo’nun düşüncelerine  en yakın isim olarak görülen Salviati’nin, olduğunu görüyoruz. Salviati’nin tam tersi görüşler öne süren Simplicio ise Aristoteles okulunun skolastik temsilcilerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır.  Simplicio, Galileo tarafından kendisine muhalif olan kesimi temsil etmek amacıyla diyaloga dahil edilmiş bir isimdir. Diyalogun son kahramanı Sagredo ise, her iki tarafa sorduğu sorularla konuşmaları yönlendiren tarafsız bir isimdir.

Thomas Hobbes’la ilgili kısımda ise 1640 yılında İngiltere’de devrim ve 1642 yılında iç savaş çıktığında ülkesini terk etmek zorunda kaldığını fakat Cromwell’in savaşı kazanmasıyla birlikte ülkesine geri döndüğü aktarılır. Bu olaylar onun insana bakış açısını da etkilemiştir. Kitapta  bu satırları okuduğunuzda Hobbes’un “insan, insanın kurdudur” sözünü neden sarf ettiğini daha iyi anlıyorsunuz. Yazar; Hobbes’un,  Bacon’un düşüncelerini sistemli hale getiren düşünür olarak nitelendirdikten sonra Marx’ın düşünürün her şeyi maddeye indirgeyen katı determinist anlayışına işaret ettiğini ifade eder. Kitaptaki önemli bölümlerin başında ise “Madde Üzerine” metin gelmektedir.

Kitapta, René Descartes ile de karşılaşıyoruz. Yazar, “ Cogito, ergosum!”un varlık olmanın temel düsturu olduğunu vurguladıktan sonra onun büyük bir materyalist olduğunu ve “Düşünüyorum, o halde varım!” sözüyle de idealizme nasıl kapı araladığının izini sürmektedir. Eserlerinden seçmeler başlığı altında ise “ Felsefenin Temel Prensipleri Hakkında Meditasyonlar”, “ Doğru Akıl Yürütme Yöntemi Üzerine Çağrılar” ve  “Felsefenin Prensipleri” adlı metinler yer almaktadır.

Kitabın ortalarından itibaren, 1649 İngiliz Devrimi’nin önemli karakterlerinden birisi olan John Milton’la karşılaşıyorsunuz. Kitabın eserlerinden seçmeler adlı kısmında ise  “ Özgürlüğün Savunulması” ve  “1644 yılında İngiliz Parlamentosuna hitaben yaptığı konuşma” yer almaktadır.

Yaşadığı yüzyılda mensubu olduğu Yahudi cemaatinden aforoz edilen Baruch de Spinoza ile devam eden bölümde ise düşünürün Doğu ve Batı felsefesinin bir sentezini oluşturma gayreti içinde olduğu ve aforozdan sonra geçimini sağlamak için mikroskop ve teleskop üretimine yöneldiği aktarılmaktadır. Kitapta Spinoza’nın felsefesi için “Hah, işte şudur.” diyemeyeceğimiz ifade edilmektedir. Yazara göre filozofun düşünceleri, 17. yüzyıl devrimler çağının konumunu yansıtır. Spinoza’nın panteist düşüncesinin  İslami materyalistlerle ( Dehriyecilerle ), Mutezile, İbn Rüşd, Vahdetivücut, Hallac-ı Mansur’la nasıl benzerlikler gösterdiği dile getirilmekle birlikte mantık bilimine katkısı da vurgulanmaktadır.  Kitabın ilgi çekici bölümü ise onun sağlam bir materyalist olmakla birlikte bir ateist olarak ele alınmasıdır. Filozofla ilgili bu belirleme, onun dinlerin kaynağını, insanın doğa karşısında yenilgisine dayandırılmaktadır. Kitapta Spinoza’nın “Mantığın Arındırılması” ve “Geometrik Yöntemle Açıklanan Etik” adlı eserlerinden iki ayrı felsefi metin yer almaktadır.

Kitabının sonlarına doğru ise İngiliz Devrimler Çağının diğer önemli filozofu olan John Locke ile karşılaşıyoruz. Locke’la ilgili dikkatimizi çeken önemli anekdotlardan bir tanesi, 1671 yılında yazmaya başladığı “İnsan Aklı Üzerine” adlı başyapıtını tam 19 yıl sonra bitirmiş olmasıdır. Kitapta, Locke ‘un bilgi kuramının üç temel tezi sıralandıktan sonra “ İnsan Aklı Üzerine Bir Deneme”, “ Düşüncelerimiz Nereden Gelir”, “ Hükümete İlişkin İnceleme” ve  “ Bilimin Yeni Amaçları ve Yöntemleri”   eserlerinden seçme metinler yer almaktadır.

Kitapta;  FriedrichLeibniz’in, “monad” kavramı üzerine geliştirdiği ontolojisindeki başarısı, onun dehasına, diyalektik ve evrim üzerine  analizlerine dayandırılmaktadır.

Kitap nihayetinde Jean Meslier, Charles Montesquieu gibi iki önemli düşünürlerle sayfalarını kapatmaktadır. Meslier; papaz, tanrıtanımaz ve ütopik bir sosyalist olarak resmedilmektedir. Kitapta Meslier’in yıllarca din adamı olarak görev yaptıktan sonra, dinlerin ve skolastik açıklamaların içerdiği çelişkileri ve tutarsızlıkları görmesi ile birlikte  felsefi alanda dini ideolojiye karşı materyalizmi öne çıkardığı vurgulanmaktadır. Eserlerinden seçmeler başlığı altında ise Meslier’in Sağduyu-Tanrısızlığın İlmihali adlı bir çalışması yer almaktadır.

Kitabın bizlere tanıttığı son düşünür ise Charles Montesquieu’dur. Düşünürün yaşadığı 17. Yüzyıl, Fransa’da köhnemiş düzene karşı mücadele bayrağının yükseltildiği bir yüzyıldır. Bu savaş, en temelde Katolik Kilisesi’ne karşı verilmekle birlikte süreç, Fransız Devrimi ile tamamlanacaktır. Bu devrimci kuşağın en önemli temsilcilerinden birisi de Montesquieu’dur. Kitapta, filozofun “ İran Mektupları” adlı eseri ile feodal despotik rejime karşı çıktığı, Roma İmparatorluğu üzerine yazdığı eseriyle de toplum bilim alanına öncülük yaptığı aktarılmaktadır. “Yasaların Ruhu” adlı eserinin kilise üzerinde nasıl bir sarsıcı etki bıraktığı ve egemen ideolojinin temsilcileri tarafından nasıl bir baskıya maruz kaldığı bilinmektedir. Leibniz’inmonade öğretisinden etkilenerek kaleme aldığı bu eserinin, Hegel üzerindeki etkisinin yadsınamayacağı ise kitapta ayrıca aktarılmaktadır.

Kitabın 3. cildinde Aydınlanma Felsefesi’nin, Fransız Devrimi’nin, Amerikan ve Fransız Devrimleri’nin felsefi arka planına bakılmaktadır.

Kitabın “Girizgâh”ın da Kant’ın ve Diderot’un “Aydınlanma Nedir?” sorusuna verdikleri çarpıcı cevaplarla karşılaşıyoruz. Kant’ın “ Ey insan, aklını kullanmaya cüret et!” sözünün etkisini 3.ciltde incelenen başta Diderot olmak üzere bütün filozoflarda görüyoruz. 18. yüzyılın bir fenomeni haline gelen “Ansiklopedi”nin nasıl bir zihinsel emek yoğunluğu sonucunda ortaya çıktığını okumak insana ayrıca bir keyif veriyor. Eser 35. ciltte tamamlanıyor ve 70 bin maddeden oluşuyor. Diderot’un ve d’ Alembert’in yoğun zihinsel çabalarıyla ortaya çıkan “ Ansiklopedi” nin her maddesi bir olay olur. Bu duruma, d’ Alembert’in “servet”, Holbach’ın “fosil” kavramı üzerine yazdıklarının toplumda yarattığı etkiyi örnek olarak verebiliriz. Ayrıca yazarın bu çalışmasından “ Ansiklopedi” ninüretilmesinde kalem oynatan yazar sayısının ikiyüze yakın olduğunu öğreniyoruz.

Kitapta ele alınan düşünürlerden biri de Voltaire’dir. Voltaire, “Ansiklopedi” nin yazılmasına bilfiil katılmıştır. Voltaire’in “… Filozoflar tartışırken doğa eylemde bulunmaktadır.” Sözü, filozofların doğa karşısındaki edilgen durumlarına adeta nazire olsun diye söylenmiş bir söz gibi duruyor. Toplumsal dokunun anlaşılması ve değişebilmesi için gerekli olan konular üzerinde cesaretle duran filozof, günümüz Türkiye’sinin de önemli sorunlarından biri olan “nepotizm” meselesini de incelemeyi unutmamıştır.

Eserde incelenen filozoflardan biri de La Mettrie’dir. Yazdığı eserlerinin siyasal yansıması, ülkesini terk etmek olmuştur. Ona göre insan vücudu, zembereklerini kendi başına kurabilme becerisine sahip olan bir makine gibidir. Descartes’dan etkilenmesine rağmen kendisine ait bir rota çizebilmiştir. Mettrie’yegöre insan ve hayvan anatomilerinin doğru bir karşılaştırılmasını yaparak bir bilgi elde edemezsek, insan doğasını asla kavrayamayız…İnsan doğasını doğru bir biçimde anlamak ve onun doğru bilgisine ulaşabilmek için canlı türlerinin ortak bir kökenden gelmiş olduklarını kabul etmek gerekir. Sonuç olarak filozofu, Darwin’in 18.yüzyıldaki öncüsü olarak kabul edebiliriz.

3.cildin sayfalarını çevirdiğinizde Rousseau ile de karşılaşıyorsunuz. Eserde filozofun zorluklarla geçen yaşamından anekdotlar paylaşıldıktan sonra temel eserlerinin analizinin yapıldığını görüyoruz. Yazar, filozofun özel mülkiyet, toplumsal sınıf ve sömürü kavramları arasındaki derin ilişkiyi kavrayamadığını ifade ettikten sonra bunların filozof tarafından insanın kendisine yabancılaşmasında, ahlaki bozulmada ve toplumsal çürümede nasıl gördüğünün analizin yapıyor. Kitapta, Rousseau’nun Hobbes’un devlet teorisinden farkı ortaya konulduktan sonra din ve Tanrı anlayışındaki kırılma noktası ele alınıyor.

Bu ciltte Helveitus ve Holbach da unutulmamış. Yazar, Plechanov’un bu iki düşünürü Fransız Materyalizm’iminin köşe taşları olarak gördüğünü vurgular. Ve O’nların felsefe tarihi içinde gerekliliklerinin yeterli oranda kavranamadığını aktarır. Diğer ciltlerde olduğu gibi filozofların düşüncelerine yön veren hayat çizgilerinden örnekler verilmekte ayrıca bu cildin birçok yerinde rastgeldiğimiz “ Paris salonları”nın tarihsel işlevinden yeniden söz edildiğini görüyoruz.

Bu ciltte Thomas Jefferson’la da karşılaşıyoruz. Eserde Amerika’nın tarihinden ve “ Birleşik Devletler Bağımsızlık Bildirgesi” ndenbahsedildikten sonra O’nun kölelik hakkındaki düşünceleri ve çözüm önerileri aktarılıyor. Yazar, Thomas Paine’yi “Amerikan’ın En Radikal Beyni” başlığı altında incelemeye başlıyor. Paine’nin “Sağduyu” ( düşünürün yaşadığı dönemde 3 milyon nüfusa sahip olan Amerika da 500 bin nüsha basılmış )  adlı eserinde bağımsızlığı dillendirmeye cesaret bile edemezken O’nun bağımsızlık konusunda ön aldığı vurgulanıyor. Paine’nin kafasındaki ideal ülkenin ne olduğuna dair satır aralarında yapılan çözümlemeler önemli olmakla birlikte bu düşüncelerin Jefferson’ı etkilediği aktarılıyor.

Kitapta Robespierre’ye de değinilmekte, filozofun yaşam çizgisi üzerinden adeta “ Fransız Devrimi” nin bir fotoğrafı çekilmektedir. O’nun tarih sahnesine çıkışı cümle cümle okuyuculara izletilmekte, konuşmalarında öne çıkardığı şahsi özgürlükler, halk egemenliğinin tesisi, siyasal eşitlik gibi üç önemli ilke üzerinde durulmaktadır. Hayatının sonuna kadar mülkiyet eşitliğine inanmamasının ve işçi davasına ilgi göstermemiş olmasının dile getirilmesi,  1794 yılının başlarından itibaren ülkede yeniden karşı devrimin mevzi kazanması, Robespierre’in düşüşünü açıklayan reel bir değerlendirme olarak karşımıza çıkıyor. Kitabın sonlarına doğru, ”Devrimin Meleği” başlığı altında Fransız Devrimi esnasında Robespierre’in yanı başında yer almış olan Saint-Just’dan bahsedildiğini görüyoruz. Just’un anayasa hazırlama konusunda uzman olduğu gibi despotizmle mücadele konusunda da oldukça radikal fikirlere sahip bir insan olduğunu görüyoruz. Bir konuşmasında sözlerini şu şekilde bitirir: “ Kral öldürülmelidir ki Cumhuriyet kurulabilsin.”

Bu cildin sonunda Fransız Devrimi’nin zaman dizini ile karşılaşıyoruz.

4.cilt “ Bilim ve Felsefenin Anatomisi” girizgâhı ile başlıyor. Bu cildin önemi, çağımıza damga vurmuş olan düşün dünyasını ve bu dünyanın mimarları olan filozofları tarihsel bir zemin üzerinde değerlendirmesinden kaynaklanıyor. Bu çalışma, aynı zamanda insanlığın düşünce tarihine denk düşen bir ekonomi politik olarak karşımıza çıkıyor. Siyaset ve ekonomi arasında sıkı bir bağın ve karşılıklı bir etkileşimin olduğu gözler önüne serilmekle birlikte dünyayı değiştirmeyi isteyen her siyasal grubun ekonomi politiğin kuramsal tezleri üzerinde de kafa yorması gerektiği bir kez daha gözler önüne seriliyor.

Bu seride ele alınan filozofların fikirlerine baktığımızda, ekonomi politiğin salt bir iktisat teorisi olmadığını görüyorsunuz. Kitapta A.Simith’in bir iktisat teorisyeni olarak ele alınmadan önce bir ahlak filozofu olduğunun vurgulanması oldukça manidardır. Günümüzde ise gittikçe vahşileşen kapitalizmin bu büyük teorisiyenlerin toplumsal planda taşıdıkları ahlaki kaygıyı dikkate almadığını görüyoruz.

Bu seride felsefe ne durumda diye sorarsanız, Klasik Fransız Materyalizm’inden, Klasik Alman İdealizmi’ne ve Diyalektik Materyalizm’e bir akışın  olduğunu görüyoruz.

Bu cilt, üçlü bir plan üzerinden ilerliyor. Bu planın bir tarafında iktisat teorisiyenleri, birtarafında felsefe, bir tarafında da  tarih yer alıyor. Aslında bu bakış açısını 5. ciltlik çalışmanın tümünde görebiliyoruz.

Bu seride incelenen düşünürler:  F. Quesnay, A.Simith, D.Ricardo, I.Kant, V. Belinski, A.Herzen, K.Marx, F.Engels

5.cilt, adeta nevi şahsına münhasır bir çalışma olarak karşımıza çıkıyor. Bu cilt, diğer ciltlerden bağımsız olarak okunabilir.

Sosyal medya kanallarında ve yazılı ve görsel basında bu eserle ilgili yapılan tartışmalara baktığınızda yazarın kitabın girişinde saptadığı iki durumun ne kadar yerinde olduğunu görüyoruz. Yazar bu kitabı yazarken iki kesimi göz önünde tuttuğunu ifade ediyor. Birinci kesim, laik-sol çevredir. Bu kesim, İslam Uygarlığı’nın tarihsel ve sosyolojik gerçekliğini göz önüne almadan İslam dinini her koşulda gericiliğin odağı olarak görüyor. İkinci kesim ise muhafazakârislami çevredir. Bunlarda hurafelere dayanan bir İslam tarihini merkeze aldıkları için felsefi anlamda yapılan her eleştiriyi İslam’a bir saldırı ve hakaret olarak algılıyorlar. Sonuç olarak buiki  kesimin ruh ikizi olduklarını söyleyebiliriz. Bir düşünceyi nesnel şartlarda değerlendirebilmenin ön koşulunun,o düşüncenin içinde doğduğu zamanın koşullarını anlamak ve insanlık tarihinin tekerleğini ileriye doğru çevirip çevirmediğine bakmak olduğunu bahsini ettiğimiz her iki kesime de anlatmanın zor olduğunu kabul etmek gerekir.

Kitabın içerdiği tezleri, yazar 4.maddede toplamıştır. Özetlersek;

1. Siyasal değişimlere, toplumsal katmanın en altında olanlar daha fazla rağbet ederler.

2. Her uygarlık, içinde bulunduğu toplumsal koşulların imkân verdiği kadar gelişebilir.

3. İslam uygarlığı’nın ilk filozofu Hz.Muhammed’dir.

4. Özgün bir İslam Felsefesi’nin varlığı kabul edilmesi gereken bir realitedir.

Bu kitap; El-Kindi’den İbn Sina’ya,Gazzali’den İbn Haldun’a, Mutezile’den İhvan-ı Safa’ya uzanan bir hat izlemektedir.

Yazarınbu 5 ciltlik eserinde, fikir akımlarına ve filozoflara  içinde doğdukları  sosyal ve  tarihsel  zemin üzerindenyaklaşmak gerektiğini öğretmeye çalıştığını görüyoruz.

  • Bu yazı 935 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 14 9 3 2 25 10 29 +15
2 Beşiktaş 14 9 4 1 29 19 28 +10
3 Alanyaspor 15 8 4 3 24 12 27 +12
4 Gaziantep FK 14 7 1 6 27 16 27 +11
5 Fenerbahçe 14 8 4 2 27 20 26 +7
6 Hatayspor 14 7 4 3 20 16 24 +4
7 Fatih Karagümrük 14 5 3 6 23 17 21 +6
8 Yeni Malatyaspor 14 5 4 5 18 17 20 +1
9 Trabzonspor 15 5 5 5 16 19 20 -3
10 Konyaspor 14 5 5 4 18 14 19 +4
11 Göztepe 15 4 4 7 21 18 19 +3
12 Çaykur Rizespor 14 5 5 4 20 22 19 -2
13 Kasımpaşa 15 5 6 4 18 23 19 -5
14 Sivasspor 14 4 5 5 13 16 17 -3
15 Antalyaspor 15 4 6 5 15 24 17 -9
16 Başakşehir FK 14 4 6 4 21 24 16 -3
17 Gençlerbirliği 14 4 7 3 14 23 15 -9
18 MKE Ankaragücü 14 3 8 3 16 22 12 -6
19 Denizlispor 14 3 8 3 14 24 12 -10
20 BB Erzurumspor 15 3 9 3 15 28 12 -13
21 Kayserispor 14 2 8 4 9 19 10 -10
Takım O G M B A Y P AV
1 Altay 16 10 4 2 30 14 32 +16
2 Giresunspor 16 9 2 5 22 13 32 +9
3 Samsunspor 16 8 2 6 22 15 30 +7
4 Tuzlaspor 16 9 4 3 27 21 30 +6
5 Adana Demirspor 16 8 4 4 27 16 28 +11
6 İstanbulspor 15 8 3 4 27 16 28 +11
7 Ankara Keçiörengücü 16 8 4 4 22 12 28 +10
8 Altınordu 16 8 5 3 22 22 27 0
9 Bursaspor 16 7 6 3 30 27 24 +3
10 Bandırmaspor 16 6 7 3 20 19 21 +1
11 Ümraniyespor 16 4 7 5 16 25 17 -9
12 Boluspor 16 4 8 4 16 20 16 -4
13 Menemenspor 16 3 6 7 16 23 16 -7
14 Adanaspor 14 4 7 3 20 20 15 0
15 Balıkesirspor 15 4 8 3 16 23 15 -7
16 Akhisarspor 15 3 8 4 12 22 13 -10
17 Ankaraspor 15 2 10 3 9 24 9 -15
18 Eskişehirspor 16 0 10 6 10 32 3 -22
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 17 13 2 2 42 14 41 +28
2 Van Spor 18 11 3 4 30 16 37 +14
3 Turgutluspor 18 12 6 0 22 25 36 -3
4 Sakaryaspor 16 9 3 4 26 15 31 +11
5 Kırşehir Belediyespor 18 8 4 6 23 15 30 +8
6 Serik Belediyespor 17 7 3 7 27 19 28 +8
7 Bodrumspor 18 7 6 5 40 29 26 +11
8 Sivas Belediyespor 18 6 4 8 31 22 26 +9
9 Kırklarelispor 17 6 3 8 19 12 26 +7
10 Pazarspor 16 8 6 2 27 24 26 +3
11 Karacabey Belediyespor 18 7 7 4 22 19 25 +3
12 Tarsus İdman Yurdu 16 6 5 5 25 18 23 +7
13 Etimesgut Belediyespor 18 6 7 5 17 19 23 -2
14 1922 Konyaspor 18 5 9 4 22 20 19 +2
15 Pendikspor 17 5 11 1 23 24 16 -1
16 Kastamonuspor 16 4 8 4 16 25 16 -9
17 Mamak FK 17 4 9 4 18 41 16 -23
18 Elazığspor 18 5 10 3 24 35 15 -11
19 Bayburt Özel İdare Spor 15 3 10 2 10 25 11 -15
20 Kardemir Karabükspor 18 0 16 2 6 53 1 -47
Takım O G M B A Y P AV
1 1928 Bucaspor 15 11 2 2 33 10 35 +23
2 Diyarbekirspor 15 10 2 3 21 10 33 +11
3 Yeşilyurt Belediyespor 15 8 5 2 22 11 26 +11
4 Ofspor 14 7 3 4 22 16 25 +6
5 Arnavutköy Belediye 14 7 4 3 19 13 24 +6
6 Edirnespor 15 6 5 4 21 20 22 +1
7 Fatsa Belediyespor 15 6 5 4 14 15 22 -1
8 Belediye Derincespor 15 5 4 6 18 14 21 +4
9 1877 Alemdağspor 15 5 6 4 21 26 19 -5
10 Nevşehir Belediyespor 15 5 7 3 18 16 18 +2
11 Artvin Hopaspor 15 5 8 2 20 31 17 -11
12 Payasspor 15 4 7 4 19 21 16 -2
13 Çankaya FK 15 5 9 1 13 26 16 -13
14 Kızılcabölükspor 15 3 7 5 16 22 14 -6
15 Antalya Kemerspor 15 2 8 5 14 28 11 -14
16 Manisaspor 15 1 8 6 10 22 9 -12
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 02/01/2021 BB Erzurumspor vs Gaziantep FK
 02/01/2021 Sivasspor vs Denizlispor
 02/01/2021 Alanyaspor vs Başakşehir FK
 02/01/2021 MKE Ankaragücü vs Yeni Malatyaspor
 02/01/2021 Galatasaray vs Antalyaspor
 02/01/2021 Hatayspor vs Konyaspor
 03/01/2021 Çaykur Rizespor vs Gençlerbirliği
 03/01/2021 Fatih Karagümrük vs Trabzonspor
 03/01/2021 Kayserispor vs Beşiktaş
 04/01/2021 Kasımpaşa vs Fenerbahçe
 06/01/2021 Beşiktaş - Çaykur Rizespor Beşiktaş ligde evindeki son 5 maçını kazandı  Beşiktaş kazanır
 06/01/2021 Antalyaspor - Fatih Karagümrük Fatih Karagümrük ligde deplasmandaki son 7 maçında hiç kazanamadı  Antalyaspor yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 02/01/2021 Ankara Keçiörengücü vs Bursaspor
 02/01/2021 Ümraniyespor vs Akhisarspor
 02/01/2021 Altınordu vs Balıkesirspor
 03/01/2021 Bandırmaspor vs Altay
 03/01/2021 Giresunspor vs Tuzlaspor
 03/01/2021 İstanbulspor vs Ankaraspor
 03/01/2021 Samsunspor vs Adanaspor
 04/01/2021 Eskişehirspor vs Boluspor
 04/01/2021 Adana Demirspor vs Menemenspor
 04/01/2021 Adana Demirspor - Menemenspor Menemenspor ligdeki son 6 maçında hiç kazanamadı  Adana Demirspor yenilmez
 07/01/2021 Ankaraspor - Adanaspor Ankaraspor ligde evindeki son 6 maçında hiç kazanamadı  Adanaspor yenilmez
 07/01/2021 İstanbulspor - Balıkesirspor İstanbulspor ligde evindeki son 7 maçında hiç kaybetmedi  İstanbulspor yenilmez
 07/01/2021 İstanbulspor - Balıkesirspor Balıkesirspor ligdeki son 6 maçında hiç kazanamadı  İstanbulspor yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 02/01/2021 Bayburt Özel İdare Spor vs Tarsus İdman Yurdu
 02/01/2021 Kastamonuspor vs Eyüpspor
 03/01/2021 Mamak FK vs Pazarspor
 06/01/2021 Bodrumspor vs Turgutluspor
 06/01/2021 Karacabey Belediyespor vs Etimesgut Belediyespor
 06/01/2021 Kırklarelispor vs Tarsus İdman Yurdu
 06/01/2021 Kırşehir Belediyespor vs Kardemir Karabükspor
 06/01/2021 Mamak FK vs Serik Belediyespor
 06/01/2021 Pazarspor vs 1922 Konyaspor
 06/01/2021 Pendikspor vs Bayburt Özel İdare Spor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 02/01/2021 Arnavutköy Belediye vs Ofspor
 28/01/2021 Antalya Kemerspor vs 1877 Alemdağspor
 28/01/2021 Belediye Derincespor vs Arnavutköy Belediye
 28/01/2021 Çankaya FK vs Kızılcabölükspor
 28/01/2021 Diyarbekirspor vs Manisaspor
 28/01/2021 Edirnespor vs Artvin Hopaspor
 28/01/2021 Fatsa Belediyespor vs Nevşehir Belediyespor
 28/01/2021 Ofspor vs 1928 Bucaspor
HABER ARŞİVİ
Henüz anket oluşturulmamış.
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
YUKARI