bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan alanya escort antalya escort eskişehir escort mersin escort alanya escort
Suat TEKİN
  Güncelleme: 12-07-2020 04:08:00   12-07-2020 04:05:00

YEŞİL PANTOLONLU ÇOCUK- DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

YEŞİL PANTOLONLU ÇOCUK- DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

“Sen şu an da onlar için bir delisin. Yani benden bir farkın yok. Çünkü ben de sen de onlara benzemiyoruz. Onların istedikleri gibi değiliz. Günahlarını ve kötülüklerini görmemizden rahatsızlar.”

Başımı sağa sola sallayarak:

“Kafam iyice karıştı. Oysa sanmıştım ki…”

Şair, sözümü kesti:

“Ne sanmıştın?” dedi.

“Ben sanmıştım ki istediğim kıyafetleri giymekle duygularımı ifade etmiş olacağım. Ve içlerinden beni anlayan birileri çıkar, bana yakıştığını söylerse, ben de hem gerçek dostlarımı tanımış olurum hem de istediğim istediğim kıyafetleri giyerim.”

“Hayır; aksine, sen onların herkesten sakladıkları niyetlerini açığa vurduğun için ciddi bir düşmansın. Ya da en kolayından bir deli… Onları tanımak yerine, gerçek kişiliğinle çıktın karşılarına. Bu iyi bir şey değil. Gizlenmelerini zorlaştırdın.”

“Yani kıyafetlerim çılgınlığımı ifade etmek ve onların samimiyetlerini ölçmek yerine, sahtekârlıklarını mı ortaya çıkardı demek istiyorsun? Kafam karıştı. Anlamakta zorlanıyorum. Bu hayat niye böyle? Doğrular niye hiç işe yaramıyor?”

“Aynen öyle diyorum çılgın çocuk. Çok haklısın. Doğrular işe yaramıyor değil, kötülerin işine yaramıyor. Yarasa da kimseye faydası yok. Ya da yaradığı kimseler bundan haz almıyorlar. Hoşnut değiller. Sizi sevenler ne kadar faydalı olduğunuza bakmıyorlar çünkü. İşine ne kadar yaradığınıza bakıyorlar. Menfaatlerini ne kadar koruyup kolladığınıza bakıyorlar. İşin daha garibi, herkesin bunları biliyor olması.”

Ne söyleyeceğimi bilemiyordum. Evden çıkarken çılgınlık yapmaya, insanların ayıbını yüzlerine vurmaya ve bana karşı olan gerçek duygularını öğrenmeye karar vermişken, kıyafetlerin insanların yüzlerindeki maskeleri bu kadar kolay düşüreceğini hiç tahmin etmemiştim. Sıra dışı olmak öğretici oluyormuş demek ki! ‘Hiç kimsenin ayıbını yüzüne vurmaya gerek kalmadan, yüzlerindeki maskeyi düşürerek anlaşılmalarını kolaylaştırmak, onlara verilmiş büyük bir ders ha,’ diye geçirdim içimden. Çok zor, asla öğrenemem dediğim o kadar şey öğrenmiştim ki odalar dolusu kitap okusam bu kadar kolay ve rahat öğrenemezdim. Aslında öğretmeye çalışırken öğrenmek daha kolaymış. Farkında olmadan ya da hiçbir plan yapmadan bir sürü şey öğreniyorsunuz. Yeter ki attığınız adımların sizi nereye götüreceği konusunda kafanız karışık olmasın. İnandığınız doğruların arkasından kararlılıkla gidin. Hiçbir güç sizi bundan ayırmasın. En büyük gücünüz ve destekçiniz, kendinize olan güveniniz ve inancınız.Yaşımdan büyük işlere yeltendiğimin farkındaydım. Fakat az da olsa beni anlayanların çıkması ve bunların bana karşı olan tutumu, beni olduğumdan daha farklı ve ciddi olmamı sağladıklarını itiraf etmeliyim.   

 

Şairin elindeki kıyafetlere bakarak:

“Şey, hımmm… Sizin için çok değerli olmalı... Bana vermekle doğru yaptığınızı düşünüyor musunuz?”

Hiç düşünmeden:

“Yıllardır yaptığım en doğru şey. Bana dünyanın en büyük mutluluğunu tattıracaksın eğer alırsan. Kardeşimin ve benim o gün aldığımız giysiler bunlar. İkimiz de hiç giymedik. Nasip olmadı yani. Eve dönüşte başımıza gelenler izin vermedi giymemize,” dedi yüzündeki tebessümle.

Şairle ilgili kafamda hâlâ cevap bekleyen sorular vardı. Mesela yüklükteki kitaplar... Kendisinin miydi bu kitaplar? Yoksa babasından kaldığı için mi saklıyordu? Eğer kendisinin iseler, hangi parayla ve ne zaman almıştı bu kadar kitabı? Hepsini okumuş muydu? Okuduysa ne öğrenmişti? Ayrıca gerek var mıydı bu kadar kitabı okumaya?

Hepsini öğrenmek istiyordum.

Başıma ne işler açtığımı düşünüyordum ki, Şair Mustafa’nın sesiyle kendime geldim.

“Ne düşünüyorsun? Kafana takılan bir şey varsa, sor. Cevaplamaya hazırım, çekinme, haydi sor,” diyordu.

Tam sırasıydı. Durup dururken sormak olmazdı belki, ama o sormamı istiyordu benden. Evet, evet, sormak gerekti ve tam sırası dedim, karar verdim sormaya. ‘Bu soruların cevabını almadan buradan gidecek olursam, daha fazla rahatsız olurum.’ dedim kendime.

“Evet, var şair amca. Yani Mustafa amca. Şu kitaplar senin mi?” dedim yüklüğü göstererek.

Şair gülümsedi. Ne soracağımı bekliyor gibi hazırlıklıydı. Yüklüğe doğru yürüdü, perdeyi çekti, bütün kitapları ortaya çıkardı.

Üst üste, rastgele istiflenmiş, yüzlerce, binlerce kitap...  Elini bir çocuğu sever gibi üzerinde gezdirdi, okşadı kitapları. Bunu yaparken gözlerindeki ışıltıyı görmeliydiniz. Hayatının en mutlu anını yaşıyordu. Adeta onlarla konuşuyordu. Öğretmenimin, ‘Her kitabın bir dili var’ sözlerini hatırladım birden. Öğretmenim, kütüphaneler haftasında kitapları anlatırken, şiir, öykü, roman gibi kitapların ayrı ayrı dilleri olduğunu, severek okuyanların onlarla konuştuklarını  anlatmıştı bize.

“Evet, çılgın çocuk. Hepsi benim. Bir kısmı babamdan kaldı. İyi bir okuyucuydu babam. Bana da ondan kalmış olmalı bu alışkanlık. Büyük bir kısmını daha sonra ben aldım. Anlayacağın bütün param kitaplara gidiyor. Keşke daha çok param olsaydı, daha fazlasını alabilseydim. Onlar benim tek ve en iyi dostlarım. Her gün onlarla konuşurum. Beni en iyi onlar anlıyorlar. Aradığım bütün doğruları onlarda buluyorum. Yanlışları da öğreniyorum tabi.”

Kendini beğenmiş ukala bir çocuk olmuştum nedense. Densizliğim, ukalalığım ve hırçınlığım üstümdeydi. 

Her şeye burnunu sokan ve üzerine vazife olmayan konulara ahkâm kesen bir densizlikle:

“Her şeyi biliyor olmalısınız o zaman. Bu kadar kitabınız olduğuna göre… Şey, hatırlıyorum da öğretmenim bize kitapların dili var demişti bir derste. Demek siz onlarla konuşabiliyorsunuz ha. Ne güzel. Ben de istesem konuşabilir miyim?” dedim.

Alaycı sözlerin altında hangi maksadın yattığını bilecek kadar akıllıydı şair.

Yüzündeki tatlı gülücük daha da belirginleşmişti. Şefkat vardı gülücüklerinde. Ya da ben öyle anlamıştım.

“Tabi ki konuşabilirsin. İsteyen herkes konuşur onlarla, yeter ki, aynı dili konuş. Size anında karşılık vereceklerdir,” dedi.

“Mesela şimdi konuşabilir miyim?” dedim.

“Tabi ki, ne istiyorsan sor, sana cevap vereceklerdir,” dedi.

Az düşündükten sonra onları sınamak ister gibi, yüzümü tamamen kitaplara doğru çevirdim. Biraz utanarak, biraz da saf, ama kurnazca bir ifadeyle:

“En çok neyi seversiniz?” diye sordum.

Sanki mahcup etmek istiyor gibi kasılmış, sırıtmıştım. Çıt yoktu kitaplardan.

Şair kahkahayla gülüyordu bu sırada.

Büyük bir ayıp işlemiş gibi yüzümü saklamaya çalışıyordum. Yaptığım büyük bir aptallıktı. 

Şair Mustafa’nın benim aptallığıma güldüğünü düşündükçe, utancımdan yerin dibine girmek istiyordum.

Kitapların arasından çıkardığı kapağı yırtılmış, yaprakları sararmış toz içindeki kitabın sayfalarını çevirerek:

“Bak, bu kitap en çok sevdiği şeyin dürüstlük olduğunu söylüyor insanlara,” dedi.

Bir başka kitap çıkardı:

“Bu da çalışkanlık olduğunu söylüyor,” dedi.

Bir başkasına:

“Bu ise, çevreyi temiz tutmanın en çok sevdiği şey olduğunu söylüyor,” dedi.

Birkaç kitabı bu şekilde açıkladıktan sonra:

“Bak çılgın çocuk. Hayatta her şeyin bir dili var. Toprağın, denizlerin, ağaçların, böceklerin… Yeter ki onları anlamaya, onları görmeye çalış. Onlara kendi dilleri ile seslen; seni duyar, seni anlarlar. Daima aynı dili kullan çevrenle. Eğer üzersen, onlar da seni üzerler. Seninle asla konuşmazlar. Ama aynı dili kullanırsan, mutlaka karşılık verirler. Eğer toprakla aynı dili konuşmazsan verimden düşer. Ağaç meyve vermez. Deniz, çay, dere kudurur, sel olur taşar, yakıp yıkar önüne gelen her şeyi. İpek böceği koza yapmaz. Faydalı böcekler yok olur, faydasız olmaya başlar, zararlı böcekler çoğalır, hayatı zindan ederler insanlara. Ortak dilleri, kendi kanunları ile yönetilmektir hepsinin. Anladın mı şimdi? Kitapların dili, doğanın dilidir. Ruhun dilidir. Aklın dilidir. Aynı dil, aynı akıl ve aynı ruhla konuşursak, birbirimizi anlarız ancak. Bu birbirimizi taklit etmek demek değil. Birbirimizi onaylamak da değil. Birbirimizi anlamaktır. Kavga etmemek, mutluluğumuzu bozmamak için gideceğimiz yoldur.”

Çok haklıydı Şair. Bir kitap, sevdiği ve söylemek istediği şeyleri ancak bu şekilde ifade edebilirdi. O, ağaç hamurundan yapılmıştı ve benimle aynı şeyi seviyor olamazdı. Hem insanlar da öyle değiller miydi? Onlar da topraktan yaratılmamışlar mıydı? Allah, insanların bedenlerine ruh üflemiş, doğadaki diğer varlıklara faydalı olmaları için akıl ve ayrı ayrı yetenekler bahşetmişti. Doğadaki hemen her şey de insana hizmet ediyordu. Kimi meyve veriyor, kimi insanlara zarar veren bir başka canlıyı yok ediyordu. Kimi doğrudan, kimi dolaylı yollardan faydalı oluyordu insanlara. Kitaplar da  sevdiklerini ve sevmediklerini yazılarla ifade edeceklerdi pek tabi ki. Ve ben onları okuyarak ne söylediklerini anlayacaktım.

Her şeyin ve herkesin bir hikâyesi vardı. Gaffar’ın, Kenger Rıza’nın, Durmuş ağanın, Şair Mustafa’nın ve diğerlerinin... Derin acılarla doluydu hepsinin hayatları. Her acı bir kitap, her hüzün bir şiir, her şiir bir hayattı.

Şair: “Üzerinde bu kıyafetlerle seni görünce, bir an kaza yaptığımız zamana gittim. Kardeşim, kucağında bu kıyafetlerle arabanın altındaydı. Babam ve annem kanlar içinde cansız şekilde yatıyorlardı. Bense, sanki biri tarafından kucaklanmış, arabadan çıkarılmıştım. Yoldan geçenler yardımcı oldu, arabanın altından kardeşimi çıkardılar. Ben, on beş, kardeşim on üç yaşındaydık. Senin yaşlarda sayılırdık yani. Yakınlarım yurda yerleştirdiler beni. On sekiz yaşına kadar burada kaldım. Önüme çıkan her işi yaptım çıktıktan sonra. Şu gördüğün ev bizim. Uzun yıllar başkaları oturdular. Eskidiği için artık oturmuyorlar. Gördüğün gibi her tarafı dökülüyor. Orada burada yatmaktan sıkılmıştım. Ben yerleştim. İlk sıralar komşular ve yakınlarım yardım ettiler. Fakat daha sonra onlar da bıkmış olmalılar ki kestiler yardımı. Haklıydılar. Kazık kadar heriftim ve çalışmıyordum. Saçı sakalı birbirine girmiş, paspalın tekine kim yardım eder ki? Evin içinde fareler cirit atıyor, baksana. Ayrıca selam verirler almam, konuşmak isterler konuşmam. İsmini gizleyen bazıları bana vermek için muhtara her ay para veriyorlarmış. Hiç merak etmedim kim olduklarını. Sorsam da söylemez ya, neyse… Çocukların maskarası oldum çıktım sonunda. Fakat yanlış anlama, şikâyetçi değilim. Herkesin filozof kesildiği bir dünyada birbirine madik atmayan yok. Bu yüzden ben de deli olmaya karar verdim. Beni deli sananlar, benden daha fazla günahkârlar oysa. Kalbimin kirlenmesindense, evim, üstüm başım kirlensin daha iyi dedim ve kabuğuma çekildim. Bu bir tercih tabi ki başkaları böyle düşünmeyebilir. Sonuçta bana ait bir dünya ve zararı bana. Ancak kirlenmiş bir kalp, herkese zarar verir çılgın çocuk. Kalabalık, ancak kötülüklerle dolu olmaktansa, zararsız ve yalnız olmayı tercih ettim anlayacağın. Varsın maskara olayım, zararı yok. Onlar gülüp eğlendikçe kalplerine iyilik dolacak, neşelenecek ve belki de bu sayede iyilik düşünecekler az da olsa. Ben de geçmişlerinin güzel bir anısı olarak hatırlanacağım bu sayede. Hem iyi olmak zor iştir. İzin vermezler iyi olmanıza. Kötülerin hedefi olur, mutlaka kendilerine benzetmeye çalışırlar seni. Onlardan biri olmak işlerine daha çok gelir. Oyunbozan olarak görürler seni eğer iyi biri olursan. Oysa bana dokunmaz, etmezler bir deli olarak. Kimsenin umurunda değilim. Ne yapsam gülüp geçiyorlar. İçimden de ben gülüp geçiyordun onlara. Onlardan değilim diye zaman zaman kızıyorlar tabi. Ama faydasız ve gereksiz olduğum için geçip gidiyorlar. Halbuki en büyük faydayı ben sağlıyordum. Hiç kimsenin benden yana bir derdi yoktu. Yarın kimin başına bela olacağım diye kimse benden korkmuyordu. Kimsenin yüzüne kabahatini vurmuyor, bir köşede öyle yaşıyorum. Ben de memnunum onlar da. İyiler de kötüler de bana aynı mesafedeler. Tanıyan da tanımayan da aynı gözle bakıyor bana. Onlar beni hesaba almazlarken, ben uzaktan uzaktan kimin ne mal olduğunu, ne haltler karıştırdığını sseyrediyorum. Onlar beni hiçbir şey bilmez sanırken, ben ne kadar şey bildiğimi gizliyorum. Onlar bana acırken, ben olanlara üzülüyorum. Cehennemde yanacaklar, haberleri yok. Belki de bilmek işlerine gelmiyorr. Her tarafından günah akanların biraz daha fazla günah işlemek için çırpındıklarını gördükçe, zavallı ve acınacak insanlar olduklarını görmek beni gerçekten üzüyor. Şiirlerime konu olanlar bu insanlar işte. Öyle çok şey öğreniyorum ki onlardan, anlatamam.”

Bana iyice yanaştı, saçlarımı okşayarak gözlerime baktı: “Şimdi anladın mı kim deli, kim akıllı?” dedi. Gözleri parlıyordu. Bense mutluluktan uçuyordum. Ne korku kalmıştı, ne merak… Artık hiç kimsenin yüzüne ayıbını vurmaya gerek olmayacaktı. Kim ki benimle alay eder, küçük düşürmeye çalışır, bu onların nasıl biri olduğunu anlamama yetiyordu. Ve ben rahatlıkla bunu anlayabilirdim. Kötü biri olduklarını sözleri ve hareketleri ile ifade ediyorlardı insanlar. Benim ayrıca kötü olduklarını yüzlerine haykırmama gerek yoktu. Onlar kendi yalanlarına kendilerini inandırmaya çalışan birer zavallıydılar ve her gün maskara oluyor, her gün küçülüyorlardı. Ve ben, gördüklerimin değil, farkına varamadığım gerçeklerin nerede, kimde ve nasıl saklı olduğunu herkes gibi olmakla değil, farklı olmakla öğrenilebileceğini şimdi daha iyi anlıyordum.

  • Bu yazı 357 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 14 9 3 2 25 10 29 +15
2 Beşiktaş 14 9 4 1 29 19 28 +10
3 Alanyaspor 15 8 4 3 24 12 27 +12
4 Gaziantep FK 14 7 1 6 27 16 27 +11
5 Fenerbahçe 14 8 4 2 27 20 26 +7
6 Hatayspor 14 7 4 3 20 16 24 +4
7 Fatih Karagümrük 14 5 3 6 23 17 21 +6
8 Yeni Malatyaspor 14 5 4 5 18 17 20 +1
9 Trabzonspor 15 5 5 5 16 19 20 -3
10 Konyaspor 14 5 5 4 18 14 19 +4
11 Göztepe 15 4 4 7 21 18 19 +3
12 Çaykur Rizespor 14 5 5 4 20 22 19 -2
13 Kasımpaşa 15 5 6 4 18 23 19 -5
14 Sivasspor 14 4 5 5 13 16 17 -3
15 Antalyaspor 15 4 6 5 15 24 17 -9
16 Başakşehir FK 14 4 6 4 21 24 16 -3
17 Gençlerbirliği 14 4 7 3 14 23 15 -9
18 MKE Ankaragücü 14 3 8 3 16 22 12 -6
19 Denizlispor 14 3 8 3 14 24 12 -10
20 BB Erzurumspor 15 3 9 3 15 28 12 -13
21 Kayserispor 14 2 8 4 9 19 10 -10
Takım O G M B A Y P AV
1 Altay 16 10 4 2 30 14 32 +16
2 Giresunspor 16 9 2 5 22 13 32 +9
3 Samsunspor 16 8 2 6 22 15 30 +7
4 Tuzlaspor 16 9 4 3 27 21 30 +6
5 Adana Demirspor 16 8 4 4 27 16 28 +11
6 İstanbulspor 15 8 3 4 27 16 28 +11
7 Ankara Keçiörengücü 16 8 4 4 22 12 28 +10
8 Altınordu 16 8 5 3 22 22 27 0
9 Bursaspor 16 7 6 3 30 27 24 +3
10 Bandırmaspor 16 6 7 3 20 19 21 +1
11 Ümraniyespor 16 4 7 5 16 25 17 -9
12 Boluspor 16 4 8 4 16 20 16 -4
13 Menemenspor 16 3 6 7 16 23 16 -7
14 Adanaspor 14 4 7 3 20 20 15 0
15 Balıkesirspor 15 4 8 3 16 23 15 -7
16 Akhisarspor 15 3 8 4 12 22 13 -10
17 Ankaraspor 15 2 10 3 9 24 9 -15
18 Eskişehirspor 16 0 10 6 10 32 3 -22
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 17 13 2 2 42 14 41 +28
2 Van Spor 18 11 3 4 30 16 37 +14
3 Turgutluspor 18 12 6 0 22 25 36 -3
4 Sakaryaspor 16 9 3 4 26 15 31 +11
5 Kırşehir Belediyespor 18 8 4 6 23 15 30 +8
6 Serik Belediyespor 17 7 3 7 27 19 28 +8
7 Bodrumspor 18 7 6 5 40 29 26 +11
8 Sivas Belediyespor 18 6 4 8 31 22 26 +9
9 Kırklarelispor 17 6 3 8 19 12 26 +7
10 Pazarspor 16 8 6 2 27 24 26 +3
11 Karacabey Belediyespor 18 7 7 4 22 19 25 +3
12 Tarsus İdman Yurdu 16 6 5 5 25 18 23 +7
13 Etimesgut Belediyespor 18 6 7 5 17 19 23 -2
14 1922 Konyaspor 18 5 9 4 22 20 19 +2
15 Pendikspor 17 5 11 1 23 24 16 -1
16 Kastamonuspor 16 4 8 4 16 25 16 -9
17 Mamak FK 17 4 9 4 18 41 16 -23
18 Elazığspor 18 5 10 3 24 35 15 -11
19 Bayburt Özel İdare Spor 15 3 10 2 10 25 11 -15
20 Kardemir Karabükspor 18 0 16 2 6 53 1 -47
Takım O G M B A Y P AV
1 1928 Bucaspor 15 11 2 2 33 10 35 +23
2 Diyarbekirspor 15 10 2 3 21 10 33 +11
3 Yeşilyurt Belediyespor 15 8 5 2 22 11 26 +11
4 Ofspor 14 7 3 4 22 16 25 +6
5 Arnavutköy Belediye 14 7 4 3 19 13 24 +6
6 Edirnespor 15 6 5 4 21 20 22 +1
7 Fatsa Belediyespor 15 6 5 4 14 15 22 -1
8 Belediye Derincespor 15 5 4 6 18 14 21 +4
9 1877 Alemdağspor 15 5 6 4 21 26 19 -5
10 Nevşehir Belediyespor 15 5 7 3 18 16 18 +2
11 Artvin Hopaspor 15 5 8 2 20 31 17 -11
12 Payasspor 15 4 7 4 19 21 16 -2
13 Çankaya FK 15 5 9 1 13 26 16 -13
14 Kızılcabölükspor 15 3 7 5 16 22 14 -6
15 Antalya Kemerspor 15 2 8 5 14 28 11 -14
16 Manisaspor 15 1 8 6 10 22 9 -12
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 02/01/2021 BB Erzurumspor vs Gaziantep FK
 02/01/2021 Sivasspor vs Denizlispor
 02/01/2021 Alanyaspor vs Başakşehir FK
 02/01/2021 MKE Ankaragücü vs Yeni Malatyaspor
 02/01/2021 Galatasaray vs Antalyaspor
 02/01/2021 Hatayspor vs Konyaspor
 03/01/2021 Çaykur Rizespor vs Gençlerbirliği
 03/01/2021 Fatih Karagümrük vs Trabzonspor
 03/01/2021 Kayserispor vs Beşiktaş
 04/01/2021 Kasımpaşa vs Fenerbahçe
 06/01/2021 Beşiktaş - Çaykur Rizespor Beşiktaş ligde evindeki son 5 maçını kazandı  Beşiktaş kazanır
 06/01/2021 Antalyaspor - Fatih Karagümrük Fatih Karagümrük ligde deplasmandaki son 7 maçında hiç kazanamadı  Antalyaspor yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 02/01/2021 Ankara Keçiörengücü vs Bursaspor
 02/01/2021 Ümraniyespor vs Akhisarspor
 02/01/2021 Altınordu vs Balıkesirspor
 03/01/2021 Bandırmaspor vs Altay
 03/01/2021 Giresunspor vs Tuzlaspor
 03/01/2021 İstanbulspor vs Ankaraspor
 03/01/2021 Samsunspor vs Adanaspor
 04/01/2021 Eskişehirspor vs Boluspor
 04/01/2021 Adana Demirspor vs Menemenspor
 04/01/2021 Adana Demirspor - Menemenspor Menemenspor ligdeki son 6 maçında hiç kazanamadı  Adana Demirspor yenilmez
 07/01/2021 Ankaraspor - Adanaspor Ankaraspor ligde evindeki son 6 maçında hiç kazanamadı  Adanaspor yenilmez
 07/01/2021 İstanbulspor - Balıkesirspor İstanbulspor ligde evindeki son 7 maçında hiç kaybetmedi  İstanbulspor yenilmez
 07/01/2021 İstanbulspor - Balıkesirspor Balıkesirspor ligdeki son 6 maçında hiç kazanamadı  İstanbulspor yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 02/01/2021 Bayburt Özel İdare Spor vs Tarsus İdman Yurdu
 02/01/2021 Kastamonuspor vs Eyüpspor
 03/01/2021 Mamak FK vs Pazarspor
 06/01/2021 Bodrumspor vs Turgutluspor
 06/01/2021 Karacabey Belediyespor vs Etimesgut Belediyespor
 06/01/2021 Kırklarelispor vs Tarsus İdman Yurdu
 06/01/2021 Kırşehir Belediyespor vs Kardemir Karabükspor
 06/01/2021 Mamak FK vs Serik Belediyespor
 06/01/2021 Pazarspor vs 1922 Konyaspor
 06/01/2021 Pendikspor vs Bayburt Özel İdare Spor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 02/01/2021 Arnavutköy Belediye vs Ofspor
 28/01/2021 Antalya Kemerspor vs 1877 Alemdağspor
 28/01/2021 Belediye Derincespor vs Arnavutköy Belediye
 28/01/2021 Çankaya FK vs Kızılcabölükspor
 28/01/2021 Diyarbekirspor vs Manisaspor
 28/01/2021 Edirnespor vs Artvin Hopaspor
 28/01/2021 Fatsa Belediyespor vs Nevşehir Belediyespor
 28/01/2021 Ofspor vs 1928 Bucaspor
HABER ARŞİVİ
Henüz anket oluşturulmamış.
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
YUKARI